ABD ile İran arasındaki gerilim ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel varlık fiyatlarında dalgalanmaya neden oldu. Bu gelişmeler, özellikle altın ve gümüş gibi değerli madenlerin performansını doğrudan etkileyerek yatırımcıların yüzünü güldürmedi.
Gerilimin tırmanması ve enerji fiyatlarındaki artış beklentisi, merkez bankalarının faiz politikalarına dair öngörüleri değiştirdi. Daha önce faiz indirimi beklenen ABD Merkez Bankası’ndan (Fed) savaş sonrası faiz indirimi beklentisi azaldı. Enflasyonist baskıların sürmesi durumunda Fed’in yıl sonuna kadar faiz artırımına gidebileceği tahminleri, altının ons fiyatı üzerinde baskı oluşturdu.
Yılın ilk iki ayında güçlü bir yükseliş trendi izleyen altının onsu, ocak ayında 4 bin 313 dolardan başladığı serüvende 5 bin 600 doları test ederek rekor kırdı. Ocak ayını yüzde 12,4 artışla 4 bin 849 dolardan, şubat ayını ise yüzde 8,5 kazançla 5 bin 263 dolardan tamamladı. Ancak Orta Doğu’daki gelişmelerin ardından mart ayında başlayan düşüş trendi, nisan ve mayıs aylarında da devam etti. Mart ayında yüzde 11,32’lik sert bir düşüşle 4 bin 667 dolara gerileyen altının onsu, bu düşüşü 2008 krizinden bu yana en sert aylık gerileme olarak kayıtlara geçti. Nisan ayında yüzde 1, mayıs ayında ise yüzde 1,77 değer kaybeden altının onsu, mayıs ayını 4 bin 540 dolardan tamamlayarak üç ay üst üste değer kaybetti.
Altın gibi gümüş fiyatları da Orta Doğu’daki gelişmelerden etkilendi. Yıla 71 dolardan başlayan gümüşün onsu, ocak ayında 121,7 dolara çıkarak rekor seviyeye ulaştı. Ocak ayını yüzde 17,2 artışla 83,3 dolardan, şubat ayını ise yüzde 12,6 artışla 93,8 dolardan tamamlayan gümüş, mart ayında sert bir gerileme yaşadı. Mart ayında 61 dolara kadar inen gümüşün onsu, ayı yüzde 19,9 azalışla 75,1 dolardan tamamladı. Nisan ayında da yüzde 1,8 düşüşle 73,7 dolara gerileyen gümüş, mayıs ayı sonunda toparlanarak yüzde 2,1 artışla 75,3 dolardan günü tamamladı ve iki aylık düşüş serisini sonlandırdı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]