İsviçre’de, ülkenin nüfusunun 10 milyonda sınırlandırılması yönündeki bir teklif Pazar günü halk oylamasına sunuluyor. Teklifi destekleyenler, bu adımın konut, kamu hizmetleri ve çevre üzerindeki baskıyı azaltacağını savunurken, karşıt görüştekiler ise düzenlemenin ülkeyi kaosa sürükleyeceğini belirtiyor.
Hükümet, siyasi partiler, iş dünyası ve sendikalar tarafından ‘kaos girişimi’ olarak nitelendirilen öneri, hastaneler ve oteller gibi sektörlerde personel sıkıntısına yol açma ve Avrupa Birliği ile ilişkileri zedeleyerek ülkeyi yalnızlaştırma riski taşıyor.
Tasarıya göre, İsviçre nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyonu aşmaması hedefleniyor. Nüfusun 9,5 milyona ulaşması durumunda hükümetin acil önlemler alması öngörülüyor. Bu önlemler arasında sığınma hakkı tanınan kişi sayısının sınırlandırılması ve yabancı işçiler için aile birleşimi haklarının kaldırılması yer alıyor.
Nüfusun 10 milyon sınırına ulaşması halinde ise İsviçre’nin imzaladığı uluslararası anlaşmaların, özellikle de Avrupa Birliği ile yapılan kişilerin serbest dolaşımı sözleşmesinin feshedilmesi gündeme gelecek.
İş dünyası kuruluşu Economiesuisse, teklifin kabul edilmesi halinde İsviçre’nin en önemli ticaret ortağı olan Avrupa Birliği ile ilişkilerinde zorluklar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. İşverenler, Avrupa genelindeki nitelikli iş gücü havuzuna erişimin kaybolması ve iş gücü eksikliği konusunda endişeli.
Ülkede otel çalışanlarının yarısını göçmenlerin oluşturduğu belirtilirken, hastaneler ve bakım evleri de yabancı işçilere bağımlı durumda bulunuyor. İsviçre nüfusunun yüzde 20’sinin 65 yaşın üzerinde olması, yaşlanan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için genç işçilere olan ihtiyacı daha da belirginleştiriyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]