Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 16. Türkiye Enerji Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, enerji tesislerinin çatışmalarda hedef haline geldiğini belirterek uluslararası işbirliğinin önemini vurguladı. Bayraktar, “Ümit ediyorum, önümüzdeki yıl bundan daha kötü olmasın. Çünkü enerji dünyası her geçen yıl farklı sınavlarla karşı karşıya kalıyor.” dedi.
Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin durması ve tanker bedellerinin fahiş artış göstermesi gibi küresel enerji krizinin derinleştiğini belirten Bayraktar, “Bildiğimiz her şey değişmiş durumda, dünya zor bir süreçten geçiyor.” ifadesini kullandı. Krizlere günübirlik çözümlerin olmadığını ve 10-15 yıl önce atılan adımların sonuçlarının bugün görüldüğünü ekledi.
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji politikasında çeşitlendirmenin stratejik önemine dikkat çekerek, yerel kaynaklara yönelmenin ve çeşitlendirme stratejilerinin dışa bağımlılığı azaltmada kilit rol oynadığını belirtti. TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı’nın önemine değinen Bayraktar, İstanbul’un da yer aldığı Trakya bölgesine doğal gazın artık doğrudan TürkAkım üzerinden ulaştığını söyledi.
Türkiye’nin şubat ayından bu yana yaşanan büyük petrol ve arz krizine rağmen herhangi bir sıkıntı yaşamadığını kaydeden Bayraktar, fiyat artışlarından etkilendiklerini ancak destek programlarıyla vatandaşları korumaya gayret ettiklerini ifade etti. Enerji dünyasının birçok sorunu aynı anda yaşadığını ve Türkiye’nin piyasalarının direncini ve sağlam temellerini gösterdiğini sözlerine ekledi.
Türkiye’nin bütüncül ve kapsamlı enerji stratejisi kapsamında yerli kaynaklar, tedarik çeşitlendirmesi, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve nükleer enerjiyi kapsayan bir plan izlediğini anlatan Bayraktar, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) üretim hedeflerini paylaştı. TPAO’nun 2028’de günlük 550-600 bin varil üretime ulaşacağını ve hedefin 1 milyon varil olduğunu belirtti.
Bayraktar, Türkiye Ulusal Enerji Planı’nın yenilendiğini ve Milli Enerji 2040 Vizyonu’nun merkezinde elektrikleşmenin olacağını duyurdu. Nükleer enerjinin iklim değişikliğiyle mücadele ve elektrifikasyon için olmazsa olmaz olduğunu vurguladı. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde test süreçlerinin devam ettiğini ve önümüzdeki haftalarda ilk nükleer yakıtın yüklenerek fiziki start-up’ın hedeflendiğini bildirdi. Bayraktar, “2027’den itibaren de sistemimizde Akkuyu elektriğini kullanacağız.” dedi.
Antalya’da düzenlenecek COP31’in önemli bir platform olduğunu belirten Bayraktar, Türkiye’nin COP31’de “konuşmadan aksiyona geçme” mottosunu öne çıkaracağını söyledi. Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede yeni hedeflere ulaşılmasında zorluklar yaşandığını ancak Türkiye’nin elektrifikasyon yaklaşımını dünyaya önereceğini dile getirdi. Mutabakat sağlanması halinde “2035’te yüzde 35’lik elektrifikasyon” hedefinin COP31’in önemli çıktısı olabileceğini belirtti.
Savaşların sürdüğü ve enerjiye erişimin kısıtlandığı bir dönemde Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacağını ifade eden Bayraktar, yeşil enerjiye geçişin bu ortamda kolay olmadığını kaydetti. Vatandaşları enerji fiyatlarındaki artışlardan korumak için uygulanan desteklerin sürdüğünü vurgulayan Bayraktar, 2021-2026 döneminde elektrik ve doğal gaz için sağlanan desteğin yaklaşık 75 milyar dolara ulaştığını söyledi.
Bütçede enerji destekleri için 600 milyar liranın üzerinde kaynak ayrıldığını belirten Bayraktar, hanehalkına elektrik ve doğal gaz desteğinin devam edeceğini ve akaryakıtta vergi muafiyetiyle yaklaşık 250 milyar liralık bir vergiden sarfınazar edildiğini aktardı. Türkiye’nin enerji ticaret merkezi olma hedefi doğrultusunda altyapısını geliştirdiğini ve 13 ülkeden gaz tedarik ettiğini söyledi. Türkiye’nin doğal gazı ihraç eden ülke haline geldiğini ve Avrupa Birliği’nin Rus gazına alternatif oluşturabileceğini ekledi. Yerli kömür santrallerine desteğin süreceğini ve kömür sektöründe istihdamı gözeten adil dönüşümün planlanması gerektiğini kaydetti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]