Yılın son çeyreğine girilirken, ABD/İsrail-İran arasındaki gerilimlerin körüklediği jeopolitik riskler küresel ekonomiler üzerindeki olumsuz etkisini sürdürüyor. Bölgesel gerginliklerin enerji arzına yönelik endişeleri artırması, petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareketi tetikleyerek enflasyonla mücadele eden ekonomilerde fiyat baskılarını artırdı ve merkez bankalarının politika alanını daralttı.
Bu ortamda, piyasaların odağında başta ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) olmak üzere büyük merkez bankalarının eylül ayındaki toplantıları yer alıyor. Analistler, merkez bankalarının eylül kararlarında faiz oranlarının yanı sıra, karar metinleri ve gelecek döneme ilişkin yönlendirmelerin de piyasaların seyri açısından önem taşıdığını belirtiyor.
Yılın başında dünya ekonomilerinde hızlanan dezenflasyon süreciyle merkez bankalarının faiz indirimlerinin zamanlamasına yönelik öngörüler, Orta Doğu’da savaşın başladığı 28 Şubat’tan itibaren enerji maliyetlerinin artmasıyla yerini daha temkinli tahminlere bıraktı.
Fed’in eylül toplantısı, küresel piyasaların yönü açısından kritik başlıklardan biri olarak görülüyor. ABD’de enflasyonun hız kesmesi ve iş gücü piyasasındaki zayıflama sinyalleri, bankanın faiz patikasına yönelik beklentileri bir miktar yumuşattı. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in politika faizini büyük olasılıkla sabit bırakacağı yönünde şekillenirken, yıl sonuna kadar bir faiz artışı beklentisi de korunuyor. Kanada Merkez Bankası (BoC) ise hazirandan bu yana politika faizini sabit tuttuğu 2,25 seviyesinde eylülde de değişiklik yapmayacak gibi görünüyor.
Avrupa’da gözler, 10 Eylül’deki para politikası toplantısında politika faizlerini 25 baz puan artırması beklenen ECB’de olacak. Avro Bölgesi’nde yıllık enflasyon, temmuzda enerji fiyatlarındaki artışla yüzde 2,9’a yükseldi. Bölgede ayrıca İngiltere Merkez Bankası (BoE), İsviçre Merkez Bankası (SNB) ve Rusya Merkez Bankasının (CBR) kararları da yakından takip edilecek. BoE’nin, enflasyonun beklentilere paralel gerçekleşmesiyle politika faizini sabit bırakması öngörülüyor.
Asya’da ise Japonya Merkez Bankası (BoJ), 18 Eylül’de kritik para politikası kararları alacak. Dolar karşısında zayıf seyreden yen ve artan enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıları güçlendirmesiyle BoJ’un eylül toplantısında politika faizini 25 baz puan artırabileceği beklentisi güçleniyor. Okyanusya’da Avustralya Merkez Bankasının (RBA) ise politika faizini sabit tutması bekleniyor.
Yurt içinde yatırımcılar, 10 Eylül’de açıklanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) para politikası kararına odaklanacak. TCMB, piyasa volatilitesini sınırlamak amacıyla mart ayında ara verdiği bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başladığını duyurdu. Analistler, eylül ayı faiz kararları ve politika metinlerinden alınacak sinyallerin yatırımcılar tarafından yakından izleneceğini belirtiyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]