ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde yaptığı açıklamada, İran’ın daha önce adını bile anmayı reddettiği bazı konuları görüşmeyi ilk kez kabul ettiğini bildirdi. Rubio, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın bütçe talebiyle ilgili ifadesi sırasında, “Destansı Öfke Operasyonu” sonrası İran ile müzakerelerin yeni bir döneme girdiğini belirtti. Bu durum, savaşın başlangıcından bu yana kaydedilen önemli bir gelişme olarak öne çıktı.
Bakan Rubio, “Destansı Öfke Operasyonu”nun askeri hedeflere ulaşmada son derece başarılı olduğunu savundu. Operasyonun İran’ın savunma sanayi altyapısını, füze ve İHA üretme kapasitesini ciddi şekilde azalttığını ifade etti. Özellikle füze programının büyük ölçüde zayıflatıldığını ve füze rampası sayısında önemli düşüş yaşandığını dile getirdi.
Rubio, İran’ın halen çok sayıda İHA’ya sahip olduğunu ancak donanmasının “okyanusun dibinde yattığını” belirtti. İran’ın konvansiyonel kapasitesinin zayıflatılmasının ardından ateşkese girdiğini ve ABD’nin de “durmayı kabul ettiğini” sözlerine ekledi. Ancak İran’ın anlaşma parçası olarak Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmadığını vurguladı.
Rubio, İran ile görüşmelerin arabulucular aracılığıyla yürütüldüğünü ve bu sürecin oldukça farklı işlediğini aktardı. İran’ın ilk kez nükleer müzakerelerde adını bile anmayı reddettiği konuları görüşmeyi kabul etmesinin bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Bu durumun Senato veya Amerikan halkının kabul edeceği bir anlaşmaya ulaşma garantisi vermediğini ancak İran’ın ne kadar ileri gitmeye hazır olduğunu test etme fırsatı sunduğunu belirtti.
ABD’nin bir numaralı şartının Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması olduğunu ifade eden Rubio, İran’ın ticari gemilere ateş açmayı bırakması ve boğazdaki mayınları kaldırması gerektiğini vurguladı. Demokrat Senatör Chris Murphy’nin sorularını yanıtlayan Rubio, ablukanın tek nedeninin İran’ın yasa dışı eylemleri olduğunu söyledi. Çin ve Rusya dahil hiçbir ülkenin İran’ın bu eylemlerini desteklemediğini kaydetti.
Rubio, İran’ın Hürmüz Boğazı meselesine ek olarak yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum konusunda müzakerelere bağlılık taahhüt etmesi gerektiğini bildirdi. Uranyum zenginleştirme faaliyetlerine ağır ve uzun vadeli sınırlamalar getirilmesi veya bunların tamamen sona erdirilmesi konularının müzakerelerin ikinci aşamasının ön şartı olduğunu açıkladı.
Yaptırımların hafifletilmesi ihtimaline değinen Rubio, bunun İran’ın nükleer faaliyetlerinden vazgeçme kararına bağlı olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’nın açılması karşılığında yaptırım hafifletme gibi bir konunun ise ne konuşulduğunu ne de teklif edildiğini kesin bir dille ifade etti.
İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in hayatta olduğunu ve müzakerelerde giderek daha aktif rol aldığını işaret eden Rubio, tüm iletişimlerin yazılı biçimde ve arabulucular üzerinden yürütüldüğünü aktardı. Demokrat Senatör Cory Booker’ın “yalvarma” iddialarına ise “Kimseye yalvarmıyoruz” diyerek tepki gösterdi. Rubio, İran ekonomisinin büyük kayıplar yaşadığını ve sokak protestoları dönemine kıyasla durumun daha kötü olduğunu sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]